21 Şubat 2026 Cumartesi

Atatürk, Ramazan Ayı Gelir Gelmez Neler Yapardı

Atatürk, Ramazan Ayı Gelir Gelmez Neler Yapardı; 

-İnce saz heyeti Çankaya Köşküne giremezdi 

-Kandil geceleri de saz çalınmazdı. 

-Çankaya Köşkü'nde Kur'an-ı Kerim'den ayetler okutulurdu. 

-Hacı Bayram-ı Veli ve Zincirlikuyu Camilerinde şehitler adına Hatm-i Şerif okutulmasını emrederdi.

(Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam, C.III, İstanbul, Remzi Kitabevi, 2011. s.469. Altay, agm, s.51)

 -Her Ramazan Ayında kız kardeşi Makbule Hanım'a, annesinin ruhu için Hatim indirilmesini rica eder ve hafız için, içinde para bulunan bir zarf verirdi. 

-Riyaset–i Cumhur İnce Saz Hey'eti Şefi Binbaşı Hafız Yaşar Okur anlatır; "Bir Ramazan günü Atatürk beni huzuruna davet etti. Sure–i Yusuf'tan bir sahife okumamı mı söyledi ve okudum. 

Atatürk derin bir müşahede vardı. Sessiz sedasız dalgın ve onlardan geçiyordu. Kıraatı (okumayı) müteakip pek sevdiği Süleyman Çelebi'nin Mevlit'inin Viladet bahrini (bölümünü) okumadığını söyledi. 

Okudum. 

Çok mütehassis oldular. Ve Mevlid'i ne zamandan beri kaldığı ve hafızlığımın arasında vardı… 

-Binbaşı Hafız Yaşar'dan Ramazanlarda bir ay kalıcı şehitlerin ruhuna Hatim-i Şerif okumasını isterdi. Hatmi Şerifin okunduğu camiler tıklım tıklım dolardı. 

Evet, Atatürk'ün Ramazanları böyle geçti. 

Atatürk düşmanlarının da talihsizlik ona küfretmekle geçiyor!


4 Şubat 2026 Çarşamba

En Büyük Kişileğe Sahip

 En Büyük Kişileğe Sahip

“Atatürk benim hayatımda karşılaştığım insanların içinde en büyük kişiliğe sahip olanıydı. 

Düşünüyorum da Adenauer, Irak Kralı Faysal ya da Papa, bütün bu devlet adamları ile karşılaştım, her biri mükemmel birer insandı. Ama Atatürk öyle etkileyici idi ki... 

Nasıl söylesem, sadece fiziği, duruşu ile etkileyici idi. Çok az konuşurdu, çok az jest yapardı, ama ne yapsa büyük kişiliğinin sonucu etkileyici idi. 

Tek adam kalkıyor, bir başına, karmakarışık, savaş halinde ya da savaş sonrası ortamının gerçekten çok zorlu şartlarına rağmen yeni, sapasağlam bir Türkiye'yi ortaya çıkarıyor. Bu, Atatürk'ün kişilik özelliğinin bir sonucudur. Arkasında bir takım kişiler, partiler, destekler olmadan Anadolu'yu canlandırdı. Çok laf yerine karar ve eylem... 

İşte Atatürk'ün karakteri. Anadolu onun sayesinde harekete geçti, gücünü gösterdi. Bütün bunlar Atatürk'ün liderlik vasfı ile sağlandı.

Atatürk'ü resmi toplantılarda hatırlıyorum. Misafirlerini kabuldeki asaleti, vekarı; deyim yerinde ise o bir prens gibi idi. Üzerinde hiçbir madalya, liyakat nişanı ve benzeri cafcaflı şeyler olmadan gri elbisesi içinde sade bir insan olarak... 

İşte buydu hepimizi etkileyen. Avusturya'dan geldiğimizde bir tantana ile karşılanacağımızı zannetmiştik. Hayır, karşımızda büyük bir kişilik vardı. Bu kişilikti Türkiye'yi Türkiye yapan. 

Gönül isterdi ki Atatürk'ün çizgisi ve bıraktıkları hiç eksiksiz ve tavizsiz hep sürebilse idi. Bu benim kişisel görüşüm ve dileğim.''

Prof. Dr. Clemence Holzemeister

İSMET İNÖNÜ, ALMAN TELEVİZYONU’NUN ATATÜRK’E VE TÜRK DEVRİMİ’NE İLİŞKİN SORULARINI CEVAPLIYOR

İSMET İNÖNÜ, ALMAN TELEVİZYONU’NUN ATATÜRK’E VE TÜRK DEVRİMİ’NE İLİŞKİN SORULARINI CEVAPLIYOR (BASINIMIZDA BİLİNMEYEN BİR SÖYLEŞİ) Prof. Dr....